BİR YIL ÖNCE

Zanlı Türk çıktı
MELBOURNE'un Coburg Semtin'de içinde 6 aylık bir bebek bulunan arabayı çaldıktan bir süre sonra terk ettiği suçlamasıyla 24 yaşındaki Gürkan Yıldırım tutklandı.
(14 Kasım 2016)

YİRMİ YIL ÖNCE

Bizim Sydney Road
MELBOURNE'un en işlek caddelerinden Sydney Road'da Türkiye kökenlilere ait çoğunluğu Brunswick'te olmak üzere 70 değişik işyeri bulunuyor.
(10 Kasım 1997)
  • 6 Aralık 2021 Pazartesi
  • Avustralya’nın Türkçe sesi
  • Menü Simge

    ANALİZ

    Türkiye'nin Kürtler'e yönelik saldırganlığı İran'ın etki kuşağını güçlendiriyor

    İngiltere'de yayınlanan The Financial Times Gazetesi'nin Uluslararası İlişkiler Editörü David Gardner, Türkiye'nin Kürtler'le savaşmak yerine, işbirliğine gitmesi gerektiğini ve mevcut politikasının bölgede İran'ı güçlendirdiğini yazdı

    GARDNER, Türkiye'nin Kürtler'le yakınlaşma sürecini devam ettirmiş olsaydı muhtemelen bugün daha güçlü bir konumda olacağını savundu.

    Gardner, gazetenin internet sitesinde yer alan "Türkiye, kendi zararına devletsiz Kürtler'i yabancılaştırıyor" başlıklı makalesinde, Türkiye'nin Suriye'de yeni bir cephe açan Afrin operasyonunun giderek hızlandığını ve genişlediğini belirtti ve şu görüşlere yer verdi:

    "Gerçeküstü bir şekilde Zeytin Dalı olarak adlandırılan bu operasyon, Türkiye'de büyük destek buluyor ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milliyetçiliği giderek pompalaması, tek adam yönetimini pekiştirmek için erken seçim çağrısı yapacağı söylentilerini de artırıyor.

    Bununla birlikte Erdoğan'ın dışarıya dönük bu askeri yaklaşımının Türkiye'ye maliyeti yüksek."

    Erdoğan beş yıl önce daha pragmatikti

    Erdoğan'ın beş yıl önce "daha pragmatik" olduğu dönemde Kürtler'le yakınlaşma sürecine girdiğini vurgulayan Gardner, o zamanlarda uyguladığı Kürt siyasetinin "Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin Jakoben merkeziyetçiliğinden bir kopuşa" işaret ettiğini öne sürdü.

    Gardner, Erdoğan'ın Türkiye'deki Kürtler'e kültürel ve siyasi bir alan açarken, Kuzey Irak ile Suriye'deki Kürtler'i de Türkiye'nin etki alanı içerisine çekmeye çalıştığını belirterek şunları yazdı:

    "Bu riskli ancak cesur bir fikirdi: Sınırın her iki tarafındaki Kürtler'i müreffeh ve Sünni 'Türk çatısı' altında birleştirmeye çalışarak Büyük Kürdistan hayalinin büyümesini yavaşlatmak.

    Dahası, tek devlet altında iki ulusun birleşmesi Bağdat'tan Beyrut'ta doğru Tahran'ın kurduğu Şii eksene karşı da bir koruma sağlıyordu. İran'ın kurduğu bu etki kuşağı artık çok daha güçlü.

    Ankara ayrıca Kürtler'in Eylül ayında büyük eleştiri toplayan referandumunun ardından Kuzey Irak'ta bağımsızlık ilan etmesini de durdurmaya çabaladı.

    Ancak, Iraklı Kürtler'in bölünmesine yol açan İran'ın entrikaları, Kerkük gibi petrol zengini yerlerin kontrolünün ele geçirilmesini sağlayan da Tahran yönetimiyle birlikte hareket eden Şii milisler oldu.

    İran'ın desteklediği Esad rejimine bağlı güçler de Türkiye'nin Afrin'de YPG'ye yönelik harekatını kullanarak, Suriye'nin kuzeybatısında kaybettikleri toprakları geri almaya çalışıyor.

    YPG'nin İD'i (İslam Devleti) Rakka'dan çıkarmasının ardından Fransız akademisyen Fabrice Balanche'nin dediği gibi, 'İslam Devleti'nin işgali altındaki yerlerin tekrar Bağdat ve Şam yönetiminin eline geçmesi, aynı zamanda İran'ın da buralara girdiği anlamına geliyor.'

    Türkiye, Kürtler'le yakınlaşma sürecini devam ettirseydi, muhtemelen çok daha güçlü bir durumda olurdu."

    Türkiye geç mi kaldı? Muhtemelen

    Gardner, PYD'nin eski Eşbaşkanı Salih Müslim'in kısa bir süre önce verdiği bir mülakatta, Türkiye'nin Kürtler'le birlikte çalışmayı sürdürseydi, "Ortadoğu'nun en güçlü ülkesi" olacağı yönündeki sözlerini anımsattı ve makalesini şu ifadelerle sonlandırdı:

    "Türkiye, bu fikri yeniden hayata geçirmesi için çok mu geç kaldı? Muhtemelen.

    Erdoğan'ın partisi, Türkiye'deki milliyetçiliğin kurtlarına kırmızı et atarken, bu fikir de giderek gerçek dışı bir hal alıyor.

    Bununla birlikte, İslam ile demokrasiyi birleştirebilmesinden dolayı elde ettiği itibarla AKP'nin de bir dönem bu bölgenin dışında popüler bir markaya dönüşmesi gibi, Kürtler de kendilerini uluslararası hayal dünyasının bir parçası olarak buldu.

    Başta kadınlar olmak üzere İD'in ilerleyişini durduran savaşçılarının gösterdiği cesaret nedeniyle büyük övgü topladı. Türkler ve Kürtler birlikte güçlü bir birliktelik kurabilirlerdi.

    Bunu hala yapabilirler. İran'ın Türkiye'nin pahasına yükselişe geçmesi de bunun gerekliliğini kanıtlıyor."

    The Financial Times- 7 Mart 2018

    ARŞİV

    DİĞER BÖLÜMLER

    ÖZEL SAYFA

    ANKET

    EDİTÖRE GELENLER

    MAVİ SAYFA

    SÖZLÜK

    CRIME STOPPERS