• 4 Ağustos 2021 Çarşamba
  • Avustralya’nın Türkçe sesi
  • Menü Simge

    DÜNYA

    GÜNDEMİN DİĞER BAŞLIKLARI

    TÜRKİYE'DE BİR GÜNDE 60 BİNE YAKIN VAKA

    TÜRKİYE'DE BİR GÜNDE 60 BİNE YAKIN VAKA

    19/04/2021 3:58:59 AM

    Türkiye'de koronavirüs vakalarında başlayan artış seyri devam ediyor, hafta içinde dört gün üst üste 60 binin üzerinde vaka açıklandı

    TÜRKİYE'de cumartesi günü itibarıyla son 24 saatte 55 bin 802 yeni koronavirüs vakası tespit edilirken, koronavirüs nedeniyle 318 kişi daha yaşamını yitirdi.

    Böylece Türkiye'de salgının başlangıcından bu yana toplam vaka sayısı 4 milyon 268 bin 447'ye, can kaybı da 35 bin 926'ya yükseldi.

    Türkiye'de Mart ayıyla birlikte virüs yeniden hızlı bir şekilde yayılmaya başlarken, günlük vaka sayısı 7 Nisan'dan bu yana 50 binin üzerinde seyrediyor. Türkiye, bu hafta dört gün üst üste 60 binin üzerinde vaka açıkladı.

    Üç yüz sınırına dayanan can kayıpları da salgının başlangıcından bu yana en yüksek seviyelerindeki seyrini sürdürüyor.

    Kısmi karantina dönemi

    Geçen hafta yapılan kabine toplantısının ardından iki haftalık "kısmi karantina" dönemi başlatıldı.

    Bu kapsamda, hafta içi saat 19:00-05:00 arasında ve hafta sonu boyunca sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.

    Okullarda 8 ve 12'nci sınıflar hariç yeniden uzaktan eğitime geçildi.

    Lokanta ve kafe gibi işletmeler de bir kez daha kapatıldı ve yalnızca paket servis yapmalarına izin veriliyor.

    Ocak ayı ortasında başlayan aşılama programı da devam ediyor. Şu ana kadar 20 milyona yakın doz aşı yapıldı. 7.7 milyon kişiye iki doz aşı yapılırken, bir doz aşı olanların sayısı da 12 milyon civarında.

    Çocuk hastalar artıyor

    Öte yandan Türkiye Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, ülkede koronavirüs vaka sayısının 60 bini geçtiği son dalgada genç hastaların hastaneye daha fazla doku tahribiyle geldiğini ve çocuk hasta sayısının da arttığını söyledi

    Cinel, "Yoğun bakımlar alarm veriyor. Lütfen herkes artık bir adım geri dursun, seferberlik varmış gibi kurallara riayet etsin. 15 gündür kırmızı alarm çanları çalıyor. Yoğun bakımlar hastanelerin sigortasıdır, tamamen dolduğu an o sigortayı kaybedersiniz ve sistem kilitlenir" dedi.

    Artık çok daha genç yaşta hastaların kaybedilmeye başlandığını ve yoğun bakım ekiplerinin de ağır bir travmatik süreçle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Cinel şunları söyledi:

    "Bunun majör olarak üçüncü bir yukarı gidiş olduğunu düşündüğümüz zaman, birinci dalgada adeta bir seferberlik hali vardı ve vaka sayıları zirvede 13 bin 300'lerdeydi. Yoğun bakımlara yansıması da bin 980 hasta oldu. İkinci yukarıya gidişte, vaka sayısı 33 bin 500, yoğun bakımlara yansıması ise 5 bin 970'lerde olmuştu. Biz, tam kapanmaya gitmeden, müthiş bir sağlık altyapısının yanında üstyapı diyebileceğimiz yoğun bakım ekiplerinin inanılmaz özverili mücadelesi ile bunun da üstünden gelmiştik ve ağır hasta sayılarımız 500'lere kadar inmişti. Fakat şimdi durum farklı. Yukarıya doğru gidiyoruz. Son 15 gündür kırmızı alarm çanlarının çaldığı açık ve net."

    Yeni mutasyonların hem yayılmayı artırdığını hem de dokuları daha fazla tahrip ettiğini belirten Cinel, "Çok daha genç hastalarımız var. Artık yoğun bakımlarda ortalama 78 gibi yaşlardan şu an 60'lara 59'lara geri geldik. Bu çok önemli bir detay. Çünkü artık 38 yaşında da hastamız var, 45 yaşında da hastamız var. Bunlar da dokuları daha tahrip olmuş bir şekilde geliyorlar yoğun bakımlarımıza. Şu anda ağır hasta sayısında 3 bin 200'lerdeyiz. Son altı haftadır her gün artıyor. Yoğun bakım gereksinimi de artıyor hızla" dedi.

    İstanbul'da yoğun bakım doluluk oranları en üst seviyede

    Türkiye'de 12 Nisan'da açıklanan yeni kısıtlamaların yeterli olup olmayacağının önümüzdeki haftalarda görüleceğini söyleyen Prof. Dr. Cinel, " Son yedi, sekiz haftadır aralıksız artıyor ağır hasta sayısı. İstanbul'da şu anda doluluk oranlarımız gerçekten en üst seviyede. Bu, yoğun bakımlarda yatakların tamamen dolu olduğu anlamına gelmiyor, yatak yok demek değil. Ben, Türkiye Yoğun Bakım Derneği Başkanı olarak şunu vurgulamak zorunda hissediyorum kendimi: Yoğun bakımın birinci düzeyi olur, kardiyoloji, nöroloji yoğun bakım olur, buralarda kovid hastalarına geçici süreyle hizmet verebilirsiniz. Asıl hizmet alacakları yer üçüncü basamak yoğun bakımdır bu hastaların. Genel yoğun bakımlardır, anestezi yoğun bakımlardır, göğüs hastalıkları ilgili yoğun bakımlardır. O yüzden diyorum ki, daha fazla doluluk, yoğun bakımların sigorta olma fonksiyonunu kaybetmesi anlamına gelir. Yoğun bakım çalışanları açısından da psikolojik açıdan da bu yük daha fazla zor taşınır" dedi.

    İçişleri Bakanı'ndan tehdit

    Bu arada cumartesi günü İstanbul'da "Salgınla Mücadele Toplantısı"na katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, turistleri kapsamayan sokağa çıkma yasağı olan saatlerde Türkiye'de oturma izni olan yabancı ülke vatandaşlarının pasaportlarını göstererek sokağa çıktıklarını söyledi ve "İkametlerini iptal ederim" dedi.

    Soylu, "Turistik faaliyetler kapsamında kısa süreliğine ülkemizde bulunanlar hariç olmak üzere, şimdi ikamet sahibi pasaportunu gösteriyor, başımın üzerine pasaportun var. Ama sen ikamet sahibisin, buradaki yerleşiklerin kurallarına tabii olmakla mükellefsin. Açık söylüyorum, kim ikamet sahibi ve pasaportuyla bu işi istismar etmeye kalkarsa ikametini iptal ederim hemen. Elimde böyle bir yetki var, acımam da" şeklinde konuştu.

    Türkiye'de hastanelerin yoğun bakım servislerinde yoğunluk yaşanıyor.
    Türkiye'de hastanelerin yoğun bakım servislerinde yoğunluk yaşanıyor.