• 28 Şubat 2021 Pazar
  • Avustralya’nın Türkçe sesi
  • Menü Simge

    TOPLUM

    GÜNDEMİN DİĞER BAŞLIKLARI

    MİLLETVEKİLİ HAMDİ EREN'İN PARKİNSON'LA MÜCADELESİ
    Milletvekili Hamdi Eren ve eşi Geraldine.

    MİLLETVEKİLİ HAMDİ EREN'İN PARKİNSON'LA MÜCADELESİ

    12/08/2020 7:18:05 PM

    Yaklaşık bir yıl önce Parkinson teşhisi konan Hamdi Eren, hastalığı ile mücadele ederken toplumda farkındalık yaratmaya da çalışıyor

    VICTORIA İşçi Partisi Milletvekili Hamdi Eren, kendisinde geçen yıl Aralık ayında teşhis edilen Parkinson'la mücadelesini, toplumda bu hastalığa karşı farkındalık oluşturmaya çalışarak sürdürüyor.

    Yaklaşık 18 yıldır Victoria Parlamentosu'nun üyesi olan 56 yaşındaki Hamdi Eren, ilk ciddi sağlık sorununu 2016'da yaşadı. O yıl geçirdiği kalp krizi sonrasında yapılan ameliyatla sağlığına kavuşan Eren, bu kez Parkinson teşhisi konulması ile ikinci büyük şoku yaşadı.

    2017'de babasını kaybettikten sonra sağ kolu ile vücudunun sağ tarafında başlayan hareket sorunlarının ardından geçen yıl Parkinson teşhisi konulması üzerine yaşadığı şoku sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki hesabında anlatan Eren, toplumdan büyük destek gördü.

    Öyküsünü kendisine acınması için değil, hayatını değiştiren önemli bir aşama olduğu için paylaştığını söyleyen Lara bölgesi milletvekili, "Umarım herkes benim yaşadıklarımdan dersler çıkarır. Ayrıca genç veya yaşlı, herkesin kendine iyi bakmasını diliyorum" dedi.

    Semptomları olduğuna inanan kişilere, kendilerini aile doktorlarına kontrol ettirme tavsiyesinde bulunan Eren, "Her toplumda olduğu gibi Türkler'de de sağlık konusunda özellikle erkekler arasında ciddi bir ihmalkarlık olduğunu biliyorum" diyerek, 2016'da kalp krizi geçirdiğinde yaptığı gibi, şimdi de Parkinson hakkında farkındalık yaratmak istediğini söyledi.

    Teşhis konulduktan sonra moralmen büyük çöküntü yaşadığını ancak daha sonra tedavisi olmayan bu hastalıkla yaşaması gerektiğinin farkına vardığını belirten Eren, "Bu herkesin başına gelebilir. Önemli olan hastalığa karşı dirençli olmak ve mücadele etmek. Şimdi ilaçlarla normal yaşamımı sürdürmeye çalışıyorum" dedi.

    Parkinson teşhisine rağmen henüz siyasetten ayrılmayı planlamadığını belirten ve Victoria Parkinson Vakfı'nın bir elçisi olarak çalışmaya başlayan Eren'e parlamentodaki meslektaşları, kişisel sağlık sorunlarını halka açıklamanın çok yüce bir davranış olduğunu söyleyerek destek verdi.

    Beş çocuk ve üç torun sahibi Hamdi Eren'in halktan da çok sayıda destek alan Facebook'taki duygusal mesajı şöyle:

    "Koronavirüsle ilgili önemli bir nokta, insanların kendi sağlıkları ve refahları konusunda her zamankinden daha fazla düşünmesini sağlamasıdır. Bu nedenle kişisel sağlık yolculuğumu sizlerle paylaşmayı yararlı buluyorum.

    2017'de boynumda çok sancılı bir şişkinlik vardı, omurgamdaki sinirleri zorladığı için sağ kolumda hareket sorunlarına neden oluyordu. Yapılan kortizon iğneleri ve aldığım ağrı kesicilerin ardından birkaç hafta sonra iyileşti. Bu da bana göre, omurgamda tehlikeli bir operasyon geçirmeme gerek olmadığı anlamına geliyordu. Buna çok sevindim.

    Ağrı gitmiş olsa da sağ kolumda ve sağ tarafımdaki hareket sorunları devam ediyordu. Yürürken sağ kolumu sallayamıyordum, sağ ayağım ve bacağım normal değildi, düzgün bir adım atmakta zorlanıyordum. Yazarken zorluk çekiyordum, gömleğimin düğmelerini düzgün ilikleyemiyor, ayakkabımın bağlarını düzgün bağlayamıyordum. Tıraş olmak da zorlaşıyordu.

    Biraz depresyona girdim ve normal neşeli halim değişti. Hiçbir yere gitmek veya insanların arasında olmak istemiyordum. Ancak bakan ya da yerel milletvekili olarak işimde bunu yapmak çok zordu. 2018 seçimlerine kadar epey yorgun düştüm, moralim bozuktu, fiziksel ve zihinsel olarak kendimi iyi hissetmiyordum.

    Parmak uçlarımdaki karıncalanmanın ilerlediğini fark ettim ve sağ elim belirli zamanlarda kontrolsüz bir şekilde titriyordu. Bu beni daha çok endişelendiriyordu. 'İnsanlar bunu fark ediyor' diye düşünüyordum.

    Geçen yıl parlamentoda yanımda oturan Chris Couzens, konuşma sırasında bir belge tutarken elimin titrediğini fark etti. Chris ve diğer milletvekilleri kontrole gitmem gerektiğini söyledi. 'Evet' dedim, 'Birkaç yıl önce sinirlerimde oluşan hasarı kontrol ettireceğim.'

    Bunun üzerine beni bir nöroloğa yönlendiren doktoruma gittim. Bunlardan iki tanesi sinirlerimi kontrol edecekti, diğeri beyin ameliyatı yapıyordu. 3 Aralık 2019'da endişeli olduğum için eşim Geraldine de benimle geldi.

    Ameliyat olmayacağımı düşündüğümü hatırlıyorum, bu çok tehlikeliydi. Bıçağın bir milim bile kayması beni sakat bırakabilirdi.

    Profesör Peter Gates beni çağırıyordu ve ben gergin bir şekilde ayağa kalkıp ona doğru yürüdüm. 'Bu tarafa' dedi ve koridorun ucundaki kapıyı işaret etti. Önümüzden gitmiyor, arkamızdan yürüyordu. O zaman bunun tuhaf olduğunu düşündüm.

    Oturduk ve 'Sorunun nedir?' diye sordu. Anlatmaya başladım, ne de olsa ben Dr. Google'dum ve neyin yanlış olduğunu biliyordum. Ona boynumdaki şişkinliği falan tüm hikayemi anlattım. 'Belli ki sinirlerime zarar verdim ve muhtemelen düzelmesi için bir operasyona ihtiyacım var' dedim, sanki biliyormuşum gibi!

    Sonra bana sinirlerimde hasar olmadığını anlatmaya başladı, 'Sende Parkinson hastalığı var' dedi.

    O anda beynim neredeyse patlayacak gibi oldu. Aklımdan milyonlarca şey geçiyordu. Eşim Geraldine'e bakıyordum ve o da benim kadar şok olmuş görünüyordu. Gülmeli miyim ağlamalı mıyım bilmiyordum.

    Kimin Parkinson hastası olduğunu düşünmeye başladım. Michael J Fox'ta ve Muhammed Ali'de olduğunu biliyordum. Sonra kendimle ilgili sorular sormaya başladım. Nasıl? Neden? Ne zaman? Emin misiniz?

    Profesör Gates, rahatsızlığımın herhangi bir görünür belirtisi olup olmadığını görmek için arkamdan yürüdüğünü söyledi ve 'Sende Parkinson hastalığının belirtilerini gördüm' dedi.

    Ben oradayken başka testler de yaptı ve Parkinson hastalığım olduğu sonucunu kesinleştirdi. Bazı Parkinson ilaçları yazdı ve 'Bunlara başla, birkaç ay sonra görüşürüz' dedi.

    Ayrıca Parkinson hastalığının bilinen bir tedavisi olmadığını, ilacın sivilceyi örten bir makyaj gibi olduğunu ve semptomları gizlediğini, hastalığın ilerlemesinin ve saldırganlığın her bireyde farklı olduğunu söyledi.

    Şimdi, artık bende neyin yanlış olduğunu bildiğim ve omurgama müdahale gerektiren bir ameliyat olmayacağım için mutluyum. Daha kötü bir şeyim olmadığı için de mutluyum. Çünkü Parkinson'dan çok daha kötü hastalıklar da var.

    Bunu hepinizle paylaşıyorum, ancak acıma ya da bana üzülmeniz için değil. Daha çok hayatımın gidişatını değiştiren bir aşamasını sizinle paylaşmak istiyorum. Neden fiziksel veya psikolojik durumumun normal olmadığını anlamanızı, ayrıca genç ya da yaşlı hepinizin kendinize iyi bakmanızı umut ediyorum.

    İnsanların sağlıkları konusunda düşünmelerini sağlamak ve kontrol edilmesi gereken semptomları olup olmadığını öğrenmeleri için Victoria Parkinson Vakfı ile çalışmalar yapacağım.

    Kontrolden geçme konusunda gerekli adımları attığım için çok mutluyum ve şimdi semptomlarıma yardımcı olan ilaç tedavisi görüyorum. Sorunumun ne olduğunu bilmek beni rahatlattı. Avustralya'daki 80 bin ve Victoria'daki 27 bin Parkinson hastası gibi şimdi özel ve iş hayatıma devam edebilirim."

    Hamdi Eren, 2016'da kalp ameliyatı olduğu Geelong Hastanesi'ndeki personele teşekkür ziyaretinde bulunmuştu.
    Hamdi Eren, 2016'da kalp ameliyatı olduğu Geelong Hastanesi'ndeki personele teşekkür ziyaretinde bulunmuştu.