• 9 Aralık 2019 Pazartesi
  • Avustralya’nın Türkçe sesi
  • Menü Simge

    DÜNYA

    GÜNDEMİN DİĞER BAŞLIKLARI

    YENİ ZELANDA KATLİAMIN YASINI TUTUYOR
    Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, kurbanları anma etkinliklerine Christchurch'teki bir mülteci merkezinde katıldı.

    YENİ ZELANDA KATLİAMIN YASINI TUTUYOR

    18/03/2019 5:36:30 AM

    Christchurch'teki terör eyleminde hayatını kaybedenlerin sayısı 50’ye yükseldi. Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern saldırganın hazırladığı manifestoyu saldırıdan önce e-postayla kendisine de gönderdiğini doğruladı

    YENİ Zelanda, geçen cuma günü Christchurch Kenti'nde yaşanan saldırıların yasını tutuyor. Güvenlik güçleri kentteki iki camiye düzenlenen silahlı saldırıların, şu anki verilere göre kişisel bir eylem olduğunu bildirdi.

    Saldırıların zanlısı Avustralya kökenli 28 yaşındaki Brenton Harrison Tarrant'ın, hazırladığı manifestoyu eyleminden önce Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’e de gönderdiği, bizzat Başbakan Ardern tarafından doğrulandı.

    Ardern, söz konusu mesajın e-posta yoluyla, iki camiye yönelik saldırıların başladığı andan dokuz dakika önce ofisine ulaştığını ancak mesajda saldırıların yeri ve zamanı hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığı için, önleyici tedbirler alamadıklarını ifade etti.

    Saldırıları sürdürme niyetindeydi

    Yeni Zelanda Başbakanı Ardern, 28 yaşındaki zanlının saldırdığı ikinci camiden çıktıktan sonra otomobili ile olay yerinden uzaklaşırken iki polis memuru tarafından etkisiz hale getirildiğini belirterek, "Amacı kesinlikle saldırılarına devam etmekti" dedi.

    Ardern ayrıca, zanlının vatandaşı olduğu Avustralya’da yargılanacağı yönündeki haberleri yalanlayarak, "O, terör saldırılarının hesabını Yeni Zelanda adalet sistemi önünde verecek" ifadesini kullandı.

    Yüksek güvenlikli bir cezaevinde tutulan zanlının müebbet hapis cezası ile yargılanması bekleniyor.

    Duruşmada ırkçı işaret yaptı

    Yeni Zelanda Başbakanı'na da gönderdiği 74 sayfalık manifestosunu internet üzerinden yayınlayan zanlı, hakim önüne beyaz renkli tutuklu kıyafeti ile çıkarıldı.

    Elleri kelepçeli olan zanlının, burada kameralara, beyaz ırkın diğerlerinden üstün olduğuna inanan "White Power" hareketinin işaretini yapması dikkat çekti.

    5 Nisan’da yeniden mahkemeye çıkarılacak olan zanlının duruşmasının ise ne zaman başlayacağı henüz bilinmiyor.

    Silah yasası değişiyor

    Kaskına taktığı kamera ile düzenlediği saldırıları sanal ortamda canlı yayınlayan zanlı, El Nur Camisi'nde aralarında çok sayıda çocuğun da olduğu 42 kişi katletti. Yedi kişi de Linwood Mescidi'nde öldürüldü, bir kişi ise hastaneye kaldırıldıktan sonra hayatını kaybetti.

    34 yaralının ise hastanede tedavisi sürüyor. Bunlardan 12'si hala yoğun bakımda. Auckland'daki bir hastaneye gönderilen 4 yaşındaki bir kızın da durumunun kritik olduğu belirtildi.

    Zanlının üstünde ve aracında aralarında yarı otomatik ve pompalı tüfeklerin de bulunduğu beş silahla birlikte patlayıcı madde ele geçirilmişti.

    Son olarak Yeni Zelanda’nın Dunedin Kenti'nde oturan zanlının 2017 yılının Kasım ayından bu yana silah ruhsatına sahip olduğu ve bir atıcılık kulübüne de üye olduğu bildirildi.

    Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, ülkesinin yakın tarihinde yaşanan en ağır saldırının ardından, hükümetin silah yasasını değiştireceğini vurguladı.

    Ülkede şu an geçerli olan ilgili yasalara göre, resmi makamlarca yapılan bir incelemenin ardından 16 yaşından itibaren silah ruhsatı alınabiliyor. Ruhsat sahibinin kaç silah bulundurduğuna ise bakılmıyor.

    Halk kurbanları anıyor

    Yaklaşık 5 milyon nüfusu bulunan Yeni Zelanda’nın yakın tarihinde benzer terör saldırıları ya da kitlesel katliamlar yaşanmamıştı.

    Ülkede 1990 yılında Aramoana Kenti'ndeki saldırıda 13 kişi hayatını kaybetmişti.

    Christchurch Kenti'ndeki iki camide cuma namazı sırasında 50 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırılarının ardından katliama tepki gösteren Yeni Zelandalılar, camilerin bulunduğu sokaklarda toplanarak hayatını kaybedenleri andı.

    Pazar günü ellerinde çiçekler ve pankartlarla bölgeye gelen halk, hayatını kaybeden terör mağdurları için anma etkinlikleri düzenledi.

    Hava kararmasına rağmen devam eden etkinliklerde açılan pankartlarda "Yeni Zelanda bu değil", "Irkçılığa ve teröre karşı kazanacağız" şeklinde barış ve dayanışma mesajları dikkati çekti.

    Çok sayıda kişinin duygu dolu anlar yaşadığı etkinliklerde terör saldırısında hayatını kaybedenler için dua edildi.

    Halk aynı zamanda, Başbakan Jacinda Ardern'in de gün içinde ziyaret ettiği Canterbury Mülteci Merkezi'nin önünde yardım etmek ve destek olmak için beklemeye devam ediyor.

    Öte yandan, Avustralya'da yaşayan birçok Müslüman da Christchurch'teki terör saldırılarında hayatını kaybeden ve yaralananların ailelerine destek olmak için kente gitti.

    Camilere ulaşan yollar kapatıldı

    Saldırının gerçekleştiği Al Noor ve Linwood Camileri'ne çıkan yollar güvenlik şeridiyle araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Sokak başlarında çelik yelekli ve silahlı polisler nöbet tutmaya devam ediyor.

    Yaralıların bulunduğu hastanelere ve Mülteci Merkezi'ne basın mensuplarının girişine izin verilmiyor.

    Uçaklarda "Yeni Zelanda bu değil" anonsu

    Yeni Zelanda'ya gelen Avustralya ulusal hava yolu şirketi Qantas Havayolları'nın uçaklarında ise iniş sırasında terör karşıtı anonslar yapıldı.

    Terör saldırısının ardından ülkeye girişlerde yapılan anonslarda "Yeni Zelanda'ya hoşgeldiniz, dünkü terör saldırısını düşünüyorsanız Yeni Zelanda bu değil. Yeni Zelanda, barış, sevgi ve hoşgörünün etkin olduğu, çokkültürlü bir ülke" ifadeleri kullanılıyor.

    Anonslarda ayrıca "Hayatını kaybeden Müslümanlar'ın ailelerine başsağlığı diliyor ve dualarımızı iletiyoruz" deniliyor.

    Saldırının gerçekleştiği Christchurch Kenti'nin yanı sıra başkent Wellington ve Auckland'da da saldırıda ölenler anıldı.

    Hafta sonunda çok sayıda dükkan ve iş yerinin kapalı kaldığı kente, normal zamanlardan daha büyük bir sükunet hakimdi.

    Kurbanların yakınları ve yaralılar için oluşturulan bağış fonlarında iki gün içinde 2 milyon 200 bin dolar toplandı.

    Yaklaşık 50 bin kişilik nüfusları ile Müslümanlar Yeni Zelanda nüfusunun yüzde birini oluşturuyor.

    Saldırılarda hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğunu Pakistan, Bangladeş, Afganistan, Mısır, Suudi Arabistan ve Hindistan kökenli göçmenlerden oluşuyor.

    Ancak ölenlere ilişkin resmi bilgiler, tüm cesetlerin kimliklerinin belirlenmesinin ardından Yeni Zelanda polisi tarafından açıklanacak.

    Cenazeler ailelere teslim edilmeye başladı

    Yeni Zelanda'da cami saldırılarında hayatını kaybeden 50 kişinin cenazeleri ailelerine teslim edilmeye başladı.

    İki camiye yapılan saldırı sonrası dört kişi gözaltına alındı, ardından gözaltına alınanlardan ikisi saldırılarla bağlantısı olmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldı. Bir kişi ise başka bir suç şüphesi gerekçesiyle yargılanıyor.

    Soruşturma sürüyor

    Yeni Zelanda Polis Komiseri Mike Bush, "kaç kişinin saldırıyla bağlantısı olduğundan kesinlikle emin olmadan" başka sorumlular da olabileceği ihtimalini saf dışı bırakmayacaklarını söyledi.

    Bush, Tarrant'ın ateşli silah elde etmek için 2017'de yasal bir ruhsat aldığını açıkladı.

    Kapılarını ibadete açmaya devam etme kararı alan camiler için ek güvenlik önlemleri alınırken, işyerlerinin ve okulların açılacağı pazartesi günü de ülke genelinde güvenlik önlemlerinin artırılacağı, polis varlığının görünür şekilde artacağı duyuruldu.

    Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, henüz az sayıda cenazenin ailelerine teslim edilebileceğini, çarşamba günü sürecin tamamlanmasını beklediklerini söyledi.

    Ölenlerin yaş aralığı 3 ile 77 arasında değişiyor. Saldırıda aynı aileden hayatını kaybeden bir baba ile oğlu da bulunuyor.

    Sosyal medya platformları eleştirildi

    Saldırı sosyal medyada 17 dakika boyunca canlı yayınlanırken, yayını durdurmayan sosyal medya platformları eleştirildi. Başbakan Ardern, bu durumu Facebook yetkilileriyle görüşeceğini duyurdu.

    Facebook, pazar günü bir açıklama yaparak 24 saat içerisinde, 1.5 milyon kez paylaşılan görüntülerin tümünün kaldırıldığını ve yasaklandığını duyurdu.

    Yeni Zelanda'daki Facebook sorumlularından Mia Garlick, benzer görüntülerin ve saldırı anının farklı kurgularla değiştirilmiş versiyonlarının da tespit edilip silinmeye devam ettiğini söyledi.

    Garlick, kurbanların yakınlarına duyulan saygıdan dolayı, kurbanların ve ölümlerin görülmediği görüntülerin de kaldırıldığını, bu tarz görüntülerin incelenmeye devam edildiğini açıkladı.

    Görüntülerde, saldırgan camiye girdiği sırada camideki bir kişinin "Hoşgeldin kardeşim" dediği görülüyor.

    Görüntülerdeki Sırpça marşa tepki

    Tarrant'ın saldırısında kaydettiği videoda, araçla camiye yaklaşırken arka planda Sırp ırkçı radikallerinin marşının çaldığı da dikkat çekiyor.

    Bu videonun ortaya çıkmasının ardından Sırbistan Dışişleri Bakanı İvica Dacic hemen bir basın toplantısı düzenledi ve "Sırbistan'ın bu terör eylemiyle uzaktan yakından bir ilişkisi yok" dedi.

    Bosna-Hersek'in Yeni Zelanda Büyükelçisi yerel bir televizyona çıkarak konuyla ilgili kaygısını dile getirdi:

    "Bu Sırp milliyetçi şarkısında Radovan Karadzic'in adı geçiyor ve kendisine Sırplar'a liderlik etme çağrısı yapılıyor."

    Radovan Karadzic, Bosna savaşı sırasında 1992-1995 yılları arasında bazı Sırp gruplara liderlik etmişti.

    Savaş suçu işlediği gerekçesiyle tutuklu bulunan Karadzic, gelecek hafta Birleşmiş Milletler'e bağlı bir mahkemeye çıkacak ve daha önce Srebrenitsa'da Müslümanlar'a soykırım yaptığı gerekçesiyle aldığı 40 yıllık cezayla ilgili son karar verilecek.

    Havalimanı uçuşa kapatıldı

    Yeni Zelanda'nın Güney Adası'ndaki ikinci büyük şehri Dunedin'de bulunan Dunedin Havalimanı şüpheli paket nedeniyle uçuşlara kapatıldı. Havalimanna şüpheli paketi incelemek üzere bomba imha ekipleri çağrıldı.

    Yeni Zelandalılar, saldırıların gerçekleştiği camilerin çevresine çicekler bırakıp mumlar yaktı.
    Yeni Zelandalılar, saldırıların gerçekleştiği camilerin çevresine çicekler bırakıp mumlar yaktı.