• 9 Aralık 2019 Pazartesi
  • Avustralya’nın Türkçe sesi
  • Menü Simge

    AVUSTRALYA

    GÜNDEMİN DİĞER BAŞLIKLARI

    AVUSTRALYA'DAN GİDEN 17 KİŞİ ÇİN'DE GÖZALTINDA
    Adelaide'da yaşayan Uygur Rashida Abdughupur, Çinli yetkililerin kendisini tehdit ettiğini söyledi.

    AVUSTRALYA'DAN GİDEN 17 KİŞİ ÇİN'DE GÖZALTINDA

    19/02/2019 1:59:31 PM

    Akrabalarını ziyarete gittikleri Çin'de gözaltına alınan 17 kişi için Federal Hükümet henüz devreye girmedi

    AVUSTRALYA'da oturma izni olan 17 Uygur Türkü'nün, akrabalarını ziyaret için gittikleri Çin'de gözaltına alındığı bildirilirken, Federal Hükümet ise konuyla ilgili sessizliğini sürdürüyor.

    Avustralya'daki 3 bine yakın Uygur Türkleri'ni savunan avukat Nurgul Sawut, aile üyeleri ile yaptığı görüşmelerde gözaltına alınan kişilerden 15'inin Avustralya'da sürekli oturma, ikisinin de evlilik vizesi sahibi olduğunu söyledi.

    Doğu Türkistan'daki akrabalarını ziyaret için Çin'e gittikleri belirtilen 17 kişinin çocuklarının ve eşlerinin ise Avustralya vatandaşı olduğu belirtildi.

    Sawut, Çin'deki toplama kamplarının kötü koşulları göz önüne alındığında bu kişilerin akibetlerini teyit etmenin zor olduğunu belirterek, gruptakilerden birinin cezaevinde, dördünün ev hapsinde ve geri kalan 12 kişinin de gözaltı merkezlerinde olduğuna inandıklarını söyledi.

    Avukat Sawut, Federal Hükümet'in konuyla ilgili sessiz kalmasına tepki gösterirken, Gölge Dışişleri bakanı Penny Wong ise hükümete bu konuda soruşturma yapma çağrısında bulundu.

    Sawut'un gözaltındaki kişiler için girişimlerde bulunduğunu ancak Canberra'daki yetkililerin kullandıkları dilin "korkunç" olduğunu belirten Avustralyalı Uygurlar, Federal Hükümet'ten aldıkları "Şu an hiçbir şey yapamayız" yanıtı üzerine, girişimlerini büyükelçilik bazında sürdürdüklerini söyledi.

    Avustralya'nın Pekin Büyükelçiliği'nden yakınlarının en azından hayatta olup olmadıklarını öğrenmesini isteyen Uygur toplumu, telefon görüşmelerini engelleme ve kendilerine misillemede bulunma tehdidi gibi Avustralya topraklarında Çinli yetkililerin ciddi tacizine uğradıklarını bildirdi.

    Uluslararası İnsan Hakları Gözlemevi'nin yayınladığı bir raporda, Çin yönetiminin, ülkenin kuzeybatısındaki Sincan'da büyük kısmı Müslüman olan Uygurlar'a yönelik kitlesel ve sistematik bir insan hakları ihlali yürüttüğü vurgulanmıştı.

    Raporda, bölgede İslam dinini etkin bir şekilde yasaklayan yerel yetkililerin, şu anda iki büyük "mesleki beceri eğitim merkezi" adı altında bir asimilasyon programı yürüttüğü bilgisi yer almıştı.

    Söz konusu kamplarda süresiz olarak gözaltında kalan milyonlarca Uygur'un zorunlu eğitime tabi tutulduğu, işkence ve kötü muamele gibi uygulamalara maruz kaldığı belirtilmişti.

    Melbourne'da protesto

    Öte yandan Çin yönetiminin Doğu Türkistan'daki Uygur Türkleri'ne uyguladığı baskıcı politikalar, Melbourne'da protesto edildi.

    Avustralya Doğu Türkistanlılar Derneği tarafından düzenlenen gösteriye, çok Uygur'un yanı sıra Türkler ve değişik etnik kökenden Müslümanlar da destek verdi.

    Avustralya, Türkiye ve Doğu Türkistan Bayrakları ile Toorak Semti'ndeki Çin Başkonsolosluğu'nun karşısında toplanan göstericiler, Uygur Türkleri'ne yönelik baskıların bir an önce durdurulmasını istedi.

    Gösteride yapılan konuşmalarda, Pekin yönetiminin uygulamaları kınanırken, "Doğu Türkistan'a özgürlük", "Çin dışarı", "Uygurlar'a özgürlük", "Uygurlar'ı öldürmeyi durdurun" ve "Özgürlük istiyoruz" şeklinde sloganlar atıldı.

    Adelaide Doğu Türkistanlılar Derneği Başkanı Nur Muhammed Türkistani, Çin yönetiminden Uygurlar'a yönelik baskılarını bir an önce durdurmasını isteyerek, "Avustralya'daki Türk ve Müslüman kardeşlerimizle Çin zulmüne maruz kalan Uygurlar'ın seslerini duyurmak istiyoruz" dedi.

    Uygur Türkleri'ne yapılan uygulamaların insan haklarına aykırı olduğunu, milyonlarca Uygur Türkü'nün tutuklanarak toplama kamplarında zulme uğradığını belirten Türkistani, "Biz Avustralya Hükümeti'ne buradan çağrıda bulunuyoruz, Avustralya Hükümeti'nden, parlamentosundan, başbakanından isteğimiz Çin zulmüne karşı dur denilmesi. Çünkü bu sadece Doğu Türkistan'daki Uygur Türkleri'nin hakkı değil, insan haklarıdır" şeklinde konuştu.

    Sincan'da resmi adı
    Sincan'da resmi adı "mesleki beceri eğitim merkezi" olan bir kampın giriş kapısı.